Yazar Biyografisi
Yüreklerini bırakıp gittiler
19.yüzyılın çağdaş kenti: Kayaköy
Savaş, Kayaköy’de dostça yaşayan, iki toplumu birbirinden ayırmış, kentinden, evinden, anılarından koparılan insanlar pek çok acı yaşamış.
Osmanlının son dönemlerinde tamamı Rum nüfustan oluşan ve bir kasaba boyutuna gelen Kayaköy 1957 yılındaki deprem sırasında harabeye dönüşmüş olsa da canlı müze niteliği ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kurulduğu dönemlere Levissi ve Karmylassos olarak bilinen adı, yöre halkı tarafından
Mübadelenin sessiz tanığı
Fethiye’ye her geldiğimde mutlaka bir fırsat yaratır bir günümün önemli bir bölümünü Kayaköy’de geçiririm. Ayşe ile birlikte yine böyle bir gün yaşadık. Kayaköy; şimdilerde çatıları, kapıları ve pencereleri bulunmayan evleriyle dayandığı yamaçta mübadele adı verilen dramın sesiz tanığı. Gerçekten sessiz tanığı, çünkü dili olsa neler anlatacak. Ne dramlar, ne öyküler dinleyeceğiz. Düşünebiliyor musunuz? Yüzlerce yıl önce bizim tozlu topraklı yollarımızda kağnılar ile ulaşım sağlanırken, kocakarı ilaçları ile deva bulunmaya çalışılırken Kayaköy’de iki eczane bulunuyormuş. Kayaköy`de eczanenin dışında Rumlardan kalma binden fazla taş ev, çeşmeler, sarnıçlar, dükkânlar, 2 yel değirmeni, 14 şapel ve iki büyük kilisenin kalıntısı duruyor.
Uyum sağlayamamışlar
1922 yılında yapılan mübadele sonrasında köyde yaşayan Rumlar Yunanistan’a gönderilirken, Yunanistan’daki Türkler de bu bölgeye yerleştirilmiş. Fakat köye yerleştirilen Türkler buraya uyum sağlayamadığı için Fethiye Ovası’na yayılarak tarım ve hayvancılık ile uğraşarak
Ayakta kalmışlar
Kayaköy’deki binalar da terk edilmişliğin acısıyla günümüze kadar ayakta kalarak direnebilmiş. Fethiye’nin adını hep muhteşem deniziyle, dev tatil köyleriyle, koyları ve plajları ile biliyoruz. Bence tarihi güzellikleri de göz ardı edilmemeli. 19. Yüzyılda Türk ve Rum nüfusu ile birlikte, yörenin en önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Kayaköy'e iki yoldan gidilebilir. Birincisi, Fethiye kal
Hayalet şehir ama ürkütmüyor
Evleri, iki büyük kilisesi, kalıntılarını görebileceğiniz eczanesi, dükkanları, sokakları ve meydanları ile Kayaköy, şu an bomboş haliyle bir hayalet şehri andırsa da nedense insana ürkütücü gelmiyor. Kayaköy’de evler iç içe, el ele fakat birbirinin güneşini, görünüşünü kesmeyecek şekilde o dönemin mimarları tarafından planlamış. Sokaklarında dolaşırken hangi evin içine girseniz mutlaka güneşi görüyorsunuz. 1922 yılına kadar yaklaşık 25.000 kişinin yaşadığı köy, Trakya'daki Türkler ile Anadolu'daki Rumların değişimi sırasında tamamen boşalmış. Köy Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından son dönemde koruma altına alınmış, köye bilet ücreti ödeyerek izinle giriliyor, bu da sevindirici bir uygulama. Kayaköy’ün önünde uzanan düzlükte ise Türk köylüleri
Dayanıklı yapısı
Kayaköy’ü gezerken dikkatimizi evlerin dayanıklı yapısı çekti. O dönemin teknolojik yapısına karşın hala dimdik ayakta duruyorlar. Kilis

