Yazar Biyografisi
Ezgi Bağcı, 1991’in Mart ayında Denizli’de dünyaya gelmiştir. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Hukuk eğitimini tamamlamıştır. Küçük yaşlardan beri, bir tutku halinde yazmaktadır ve on yılı aşkın süredir yazdıklarını internet ortamında yayımlamaktadır. 2015 yılının Mart ve Kasım aylarında roman serisi olan Hançer I-II kitapları basılmıştır. Meslek hayatını ve yazma aşkını İzmir’de sürdürmektedir.
KUYU
1968 Metin Erksan yapımı Kuyu, 1969 yılında
Adana’da Altınkoza Film Festivali'nde en iyi film ödülünü
almıştı. Filmi öne çıkaran şey Metin Erksan’ın farklı
anlatımı ve yalınlığı olduğu gibi, aynı zamanda oyuncuların
gücü… Başrolü paylaşan Nil Göncü ve Hayati Hamzaoğlu,
oyunculuklarındaki sadelik ve gerçeklikle insanı filmin içine
çekiyor.
Kuyu henüz on sekiz yaşında olan Nil Göncü’nün
ilk filmidir, genç oyuncu böylesine zor ve güçlü bir rolün
altından hiç zorlanmadan kalkmıştır. Kuyu ile büyük bir başarı
yakalayan Nil Göncü, bu filmden sonra üç filmde daha rol alacak,
son filmi “Devlerin Öcü”nden sonra ikinci kez yaşadığı
bağırsak düğümlenmesi rahatsızlığı yüzünden hayatını
kaybedecektir.
Film Kur'an’dan bir ayetle başlıyor:
“Kadınlara iyi davranın.” Filmde ele alınan konu yanı
başımızda olan, her gün haberlerde farklı başlıklarla
karşılaştığımız olaylardır, Türkiye’nin gerçek
sorunlarıdır; erkeğin cahil egemenliği, kadının mücadelesi…
Fatma, Osman’ın takıntısının kurbanıdır.
Osman, Fatma’ya sevdalıdır ama bu öyle bir sevdadır ki,
Fatma’nın sessiz haykırışlarını görmezden gelir,
“hayır”larını yok sayar. Osman, Fatma'yı iki kere dağa
kaçırır. Osman kendi bakış açına göre, Fatma rızası olmasa
dahi ona aittir. 
Fatma, bir şekilde kaçmayı başarır. Osman’ın
biçtiği kadere boyun eğmez; fakat toplum Fatma’nın kendi
hayatını, istekleri yönünde şekillendirmesine izin vermez.
Annesi dahi iki defa dağa kaldırılan kızın durumunun kötü
olduğunu, evlenmesinin tek kurtuluş olduğunu söyleyecektir.
Fatma’nın annesi de olan durumu kabullenecek, “Ne yapalım,
kader...” diyecektir. Fatma bu sefer ailesinin istediği bu kadere
de boyun eğmeyecek, düğünden kaçacaktır. Tek kurtuluşu ölümde
görür. Kendisini asacağı vakit, Taşpınarlı idamlık Mehmet
çıkar karşısına ve onu ipten kurtarır. Fatma ölüme giderken,
Mehmet ölümden kaçmaktadır. Genç kız ilk defa birisi tarafından
esir edilmeden kurtarılmıştır. 
Mehmet, kadın kısmının dağlarda kalması
zordur dediğinde, Fatma “Ölümden de zor mudur?” diye sorar.
Fatma, daha önce zorla kaçırıldığı dağlara özgürlüğü
için çıkar ama sevdalandığı Mehmet’i, askerin kurşunuyla
özgürlüğü bulacağını düşündüğü bu dağlarda kaybeder.
Bu defa dönecek bir evi yoktur ve amiyane tabirle “kötü yola”
düşer. Fakat Osman takıntılı sevdasından vazgeçmeyecek,
Fatma’yı tekrar kaçıracaktır.
Film başladığı sahneye döner. Osman,
Fatma’yı kalın bir halatla bağlamış, dağ tepe
sürüklemektedir. Osman’ın ifadesiyle ancak ölüm Fatma’yı
kurtarabilecektir. Bir kuyu başına varırlar. Osman susadığından
kuyuya iner. Fatma ise tek kurtuluş yoluna tutunacaktır. Kuyuyu
taşlarla örtmeye başlar, her taşla birlikte Osman’a bakar.
Hayatını mahveden adam, hayatta kalmaya uğraşıyordur. Fatma
Osman’ı kuyuya hapseder ve kendi canına da o kuyunun üzerinde
son verir. 
Metin Erksan’ın senaryolarındaki en vurucu
şeylerden biri de diyaloglardır. Filmdeki her söz işlenen konuyu
bir basamak daha yukarı taşımıştır adeta. Fatma’nın düğünden
kaçışının ardından şu söz duyulur, “Köpeğin kokladığı
et yenmez.” Toplumun gizli yüzünde kadın hem toplumun gözünde
hem erkeğin gözünde mal hükmündedir.
Metin Erksan filmin
senaryosunu, gazetede gördüğü haberden etkilenerek yazmıştır.
Aslında Fatma gerçektir, Osman gerçektir. Yıl ise 1968’dir. En
acı yanı da üzerinden geçen yarım asıra rağmen toplum hâlâ
aynı toplumdur, kadını kendi içerisinde bir mülkiyetmiş gibi
sindirmekte ve nice “Fatma”, sadece yüzü değişmiş “Kuyu”yu
yaşamaktadır. 
Kuyu
Yapım Yılı : 1968
Yönetmen / Senarist : Metin Erksan
Yapımcı : Necip Sarıcıoğlu
Oyuncular : Hayati Hamzaoğlu, Nil Göncü, Demir Karahan, Aliye Rona
Tür : Dram
Süre : 83 dk
01.02.2018
